23 Ağustos 2015 Pazar

YEDİ GÜZEL ADAM



Türk edebiyatında önemli yerleri olan Cahit Zarifoğlu, Mehmet Akif İnan, Erdem Bayazıt,Rasim Özdenören, Ali Kutlay, Nuri Pakdil veAlâeddin Özdenören’in hayatlarını konu almaktadır.
Edebiyatımıza katkısı büyük olan yazarların yaşadıklarının filme çevrilmesi güzel bir projeydi. Bir diğer etkileyici kılan özelliği de gelecek nesillere kültür ve edebiyatımıza katkısı olan yazarlarımızın insanların şu anda en çok öğrenme yolu olan  izleme yoluyla aktarılmasıydı.
  Yedi güzel adamın dizisinin çekileceği duyunca çok heyacanlanmıştım. Yedi tane Kahramanmaraşlı yazarın dizide işlenmesi Kahramanmaraşlı biri olarak beni çok sevindirmişti.
  Ama dizi yayına başlayınca istediğimi tam manasıyla bulamadım. Dizide o zaman ki kültür ve yaşayış tam manasıyla işlenememiş. Aynı şekilde olması gerekenlerin çoğu yoktu. Olaylar tarihe bağlı kalınarak  yalın ve sade şekilde aktarılması gerekirdi. Dizide ismi geçen yazarların dışında kişilerin şiir ve yazısı kullanılmaması gerekirdi . Çünkü orada asıl amaç oradaki kişilerin  olması lazımdı.
   Yine de bu kadar hatasına rağmen güzel düşünülmüş bir projeydi.Bu dizide yapılan hatalardan ders çıkarıp yanlışları düzelterek edebiyat ve kültürümüzün sinema yoluyla insanlara aktarılması lazım.  

12 Ağustos 2015 Çarşamba

Oliver Twist


Bu ismi duyunca aklınıza direk kitabı gelecek . Ama ben size kitabından bahsetmeyeceğim. Filme uyarlanmış halinden bahsedeceğim.
    Yıllar önce kitabını okumuştum . Sanki Oliver Twist benmişim gibi o duyguları yaşamıştım. Filmini izlerken de aynı duyguyu hissettim. Filmin konusu yetim kalmış bir çocuğun hayatta kalma savaşı ve yaşadıkları.  Yazar bu romanı yazarken aslında toplumsal bir yaraya da değinmiş. Aslında herkes Oliver Twist'in yaşadıklarını herkes yaşayabilirdi.Kitabı okurken veya filmini izlerken olaylara bir de bu pencereden bakmak lazım. Oliver Twist gibi yüzlerce çocuk yardım bekliyor onlara yardım etmemiz lazım.
    Konusunu etkili kılan da konuyu hayatın içinden alması. Filmde karakterler,  olayların yaşandığı yerler,  olaylar çok iyi yansıtılmış. Filme uyarlama yapılırken genel manada kitaba bağlı kalınmış. Daha önce de uyarlama filmler izlemiştim. Ama beni en çok etkileyen bu film oldu. Çünkü bu film bire bir kitabı yansıtmış neredeyse. Sanki filmi izlerken kitabını okuyor gibi hissettim. Size de Oliver Twist'in kitabını okumanızı ve filmini izlemenizi tavsiye ederim.

8 Ağustos 2015 Cumartesi

EDEBİYAT


Yazarın duygularının kalem aracılığıyla kağıda dökülmesidir. Yazarla kağıt arasında bağ kurulmasıdır. Yazarın yazdıkları yazarın iç dünyasını yansıtır. Bir yazarı tanımak istiyorsanız onun yazılarını okumanız lazım.
   Duygular yönlendirir yazıyı . Duygu olmadan zaten yazı olmaz. Yazar duyguların yoğunlaştığı an yazmaya başlar. Yazar bazen bir kelime için günlerce düşünür.Yazar bile yazının sonunun nasıl biteceğini göremez.Çünkü hakimiyet duygulardadır.  Sanki bir bilinmeyen yolculuğa çıkmış gibi ilerler insan. O yolun sonunu ancak sona ulaştığında görür.
    Yazı bittikten sonra okuyucuyla buluşunca  artık yazarın o yazı üzerinde söz söyleme hakkı bitmiştir.O yazının mülkiyeti artık topluma geçmiştir. O yazıyı okuyan her kişi kendine özel duygular çıkarır o yazıdan. Bazen okuyucu yazarın orada  anlatmak istediğinden farklı bazı duygularda çıkarabilir. Çünkü her kişi farklı bir gözle bakar o yazıya. Yazar bazen yanlış bile anlaşılabilir. Ama yazarın asıl amacı anlaşılmak değil. İçindeki duyguları dışa dökmedir.Edebiyat böyle tatlı ve sonu bilinmeyen yolculuğa giden
  bir serüvendir.

Çamlıca Tepesi

  Çamlıca Tepesi insanın buradan  İstanbul’un her yerini görebileceği  bir yerde bulunmaktadır.Fatih sultan Mehmet ve Boğaz İçi köprüleri gö...